Londra’da katıldığı bir protestoda aldığı darbe sonucu beyninde ölümcül bir anevrizma oluşan aktivist Rosa, her an ölümle burun buruna olduğunu öğrenir. Hiç tanımadığı babasından gelen gizemli bir telefonla geçmişinin izini sürmek üzere İstanbul’a gelen Rosa’nın yolu, havalimanında Ali Aydan ile kesişir. Ali, otoriter babası Faik Aydan’ın baskıları ve Karanoğlu ailesinin kızı Beliz ile olan zorunlu ilişkisi arasında sıkışmışken, Rosa’da yıllardır aradığı huzuru ve aşkı bulur. Ancak bu masalsı başlangıç, Karanoğlu ailesinin karanlık varisi Koray’ın saplantılı aşkı ve Ali’nin hayatını hedef alan büyük bir tehditle gölgelenir. İki farklı dünyanın, büyük sırların ve inanç sınavlarının ortasında kalan Rosa ve Ali için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Rosa, an activist who developed a fatal brain aneurysm as a result of a blow she received during a protest in London, learns that she is facing death at any moment. Rosa, who comes to Istanbul to trace her past after a mysterious phone call from her father whom she never met, crosses paths with Ali Aydan at the airport. While Ali is squeezed between the pressures of his authoritarian father Faik Aydan and his forced relationship with Beliz, the daughter of the Karanoglu family, he finds the peace and love he has been looking for for years in Rosa. However, this fairytale beginning is overshadowed by the obsessive love of Koray, the dark heir of the Karanoglu family, and a major threat targeting Ali's life. Nothing will ever be the same again for Rosa and Ali, who are caught in the middle of two different worlds, big secrets, and tests of faith.